Protez

Tam protez (protez diş)
Damaklı diş protezi olarak da bilinen ağızda dişlerin olmadığı durumlarda yapılan, alt ve üst damaklara oturan protezlerdir.

Tam protez dişler, ölçü ve çeşitli provalar ile ortalama 5 seansta hazırlanır. 5 seans için ortalama 2 hafta yeterlidir.

Damaklı diş protezleri takıp çıkarılan protezler olduğu için kullanımı diğer protezlere göre daha zordur. Alt ve üst çeneye kolayca yerleştirilip çıkarılabilir fakat sabit protez konforu ve çiğneme etkinliği beklenmez. İlk takıldığında bazı bölgelerde vuruklar ve yaralar oluşabilir, vuruklar alındıktan sonra belirli süre kullanıldığında alışılır ve kişinin kendi dişleriymiş gibi vazife görür.
Tam diş protezlerin temizliği akar su altında sabun ve fırça yardımıyla yapılır. Temizlik için diş macunu kullanılmaz. Tam protezler için temizleyici özel fırçalar olduğu gibi normal diş fırçalarıyla da temizliği yapılabilir. Ayrıca bazı markaların temizleyici tabletleri mevcuttur, bir su bardağına atılan tablet içerisinde protez bekletilerek temizliği sağlanabilir.

Çenelerden ölçü alınarak kişiye özel olarak yapılan bu protezlerin tutuculuğu, alt ve üst çenedeki kemik miktarına bağlıdır. Kemik miktarı yeterliyse protez tutuculuğu ve stabilizasyonu da iyi olur ve protezlerle rahatça yemekler öğütülebilir. Tam protez ilk yapıldığında yanak ve dudak kasları alışana kadar zorluk yaşanabilir, sonrasında rahatça ısırma, kesme ve öğütme fonksiyonları yapılabilir.
Alt ve üst çenedeki kemik miktarı yeterli değilse protez dişlerin tutuculuğu ve stabilizasyonu da azalacağından yemek yerken protez hareket edebilir. Bu durumda özel yapıştırıcılar kullanılabilir ya da protezlerin oynamaması için çene kemiğine yerleştirilen implantlardan destek almak gerekebilir.
Tam protezler yanak ve dudak çöküntülerini doldurarak şişirir. Protezlerde kullanılan dişler de ön grupta porselen olarak tasarlanabilir. Bu durumda hastanın estetik olarak memnuniyeti yüksek olmaktadır
Tam protezlerin temizliğine özen gösterilmeli, temizlik hiçbir şekilde kaynar su ile yapılmamalıdır. Gece yatarken protez ağızdan çıkarılmalı ve özel bir kap içerisinde muhafaza edilmelidir. Bunların yanında takıp çıkarırken ya da temizlerken düşürme durumunda kırılgan olduğu unutulmamalı, dikkatli olunmalıdır.

Tam protezler tam dişsizlik durumunda hemen hemen her hastaya uygulanabilmektedir. Sistemik hastalık durumunda örneğin şeker hastalarına da rahatlıkla uygulanabilir. Bu hastalarda uygulama sonrasında ağızda oluşabilecek vuruk ve yaraların iyileşmesi uzun sürebilir, ayrıca ağız kuruluğu problemi de olabileceği için özel jeller ve yapay tükürük kullanımı gerekli olabilir. Ayrıca ağız içi muayene ve çekilen filmlerle kemik kalınlığı ve yüksekliği yetersizse yani aşırı rezorbsiyon (kemik erimesi) olduğu durumlarda cerrahi olarak farklı bölgelerden kemik alınarak kemik hacmi kazanılıp protez yapılabilir.

Tam diş protezlerinde metal bulunmadığı için metal alerjisi olanlara rahatça uygulanabilir. Fakat tam protez malzemesi olan akriliğe karşı alerji varlığında tam protez kullanımı mümkün değildir, bu durumda implant destekli protezler kullanılabilir.

Tam diş protezleri iyi bakım ve hijyen sağlandığında uzun yıllar hizmet etmektedir. Zayıflama ya da kemik erimesi durumlarında yıllar içerisinde protezde bollaşma ve oynama meydana gelebilir. Zayıflama ve kemik erimesine bağlı olarak meydana gelen bollaşma ve oynamalar için mevcut proteze besleme yapılarak tekrar uyumu sağlanabilir, alt ve üst çenelerde çok fazla değişiklik mevcutsa diş protezini tekrar yapmak gerekebilir.

Tüm dişlerini kaybeden ve daha önce hiç tam protez kullanmamış hastaların tam proteze alışmaları çok zor olmaktadır. Alt ve üst çenede yeterli kemik hacmi mevcutsa kemik içerisine yerleştirilen implantlar üzerine yapılan protezler tam protezlere göre çok daha konforlu ve kullanımı kolay protezlerdir. Tam dişsizlik durumunda öncelikle implant destekli diş protezlerini tavsiye etmekteyiz.


Parsiyel diş protezleri (kancalı protez)

Sabit protez uygulanamayan durumlarda yapılan protezlerdir. Dişsiz bölgenin önündeki dişe, protez kanca ile tutunduğu için kancalı protez olarak da isimlendirilir.

Parsiyel diş protez aşamaları tam protez aşamalarıyla aynıdır. Parsiyel diş protezler de ölçü ve çeşitli provalar ile ortalama 5 seansta hazırlanır. 5 seans için ortalama 2 hafta yeterlidir.
Parsiyel protezler kancalar yardımıyla dişlerden destek alırlar. Takarken ve çıkarırken ilk yapıldığında çok sıkı iken zamanla daha rahat takıp çıkarılır. Sabit protezlerin konforu ve çiğneme etkinliği parsiyel diş protezlerinde de beklenemez.

Bu tip diş protezleri alt çenede dilin altından, üst çenede ise damaktan geçen metal kısımlara sahiptir. Protezde bu parçaların olması ilk başlarda alışmayı zorlaştırır. Fakat, belirli bir süre geçtikten sonra çoğu hasta kendi dişiymiş gibi bu protezleri rahatça kullanır.

Parsiyel protezlerin temizliği tam diş protezleriyle aynıdır.

Parsiyel diş protezleri hem yumuşak dokudan hem de mevcut dişlerden destek alınarak yapıldığı için tutuculuğunda problem yaşanmaz. Rahatça kesme, ısırma ve öğütme fonksiyonları yapılır.
Tam diş protezlerin kullanımında dikkat edilmesi gerekenlere ilave olarak takıp çıkarırken kancalara zarar vermemek gerekir. Takıp çıkarma işlemleri yavaş ve dikkatli şekilde yapılmalıdır. Diş protezinin tam olarak oturduğundan emin olduktan sonra çene kapatılmalı, protez çeneyi kapatarak yerleştirilmeye çalışılmamalıdır, aksi halde kancalar eğilip kırılabilir.

Tam protezlerde olduğu gibi parsiyel protezler de hemen hemen her hastaya uygulanabilir, şeker hastalarına da rahatlıkla uygulanabilir. Uygulama sonrasında ağızda oluşabilecek vuruk ve yaraların iyileşmesi uzun sürebilir, ayrıca ağız kuruluğu problemi de olabileceği için özel jeller ve yapay tükürük kullanımı gerekli olabilir.

Parsiyel diş protezlerinde kemik dokusunun hacmi çok önemli değildir. Mevcut dişlerden de destek alınarak yapılan bir protez olduğu için dişlerin sağlamlığı ve boyutları önemlidir.
Parsiyel protezlerde metal ve akrilik malzeme kullanılır. Metal alerjisi mevcutsa hangi metale karşı olduğu tespit edilip başka bir metal kullanılarak protez uygulaması yapılabilir. Fakat akriliğe karşı alerji varlığında parsiyel protez kullanımı mümkün değildir, bu durumda implant destekli diş protezleri kullanılabilir.

Parsiyel protezler iyi bakım ve hijyen sağlandığında uzun yıllar hizmet etmektedir. Zayıflama ya da kemik erimesi durumlarında yıllar içerisinde protezde bollaşma ve oynama meydana gelebilir. Bunun dışında kullanıma bağlı olarak kancalarda esneme ve kırılmalarla karşılaşılabilir. Ayrıca destek alınan dişlerin kaybı mümkün olabilir. Bu durumda da kaybedilen diş mevcut proteze ilave edilebilir.
Zayıflama ve kemik erimesine bağlı olarak meydana gelen bollaşma ve oynamalar için mevcut proteze besleme yapılarak tekrar uyumu sağlanabilir, alt ve üst çenelerde çok fazla değişiklik mevcutsa protezi tekrar yapmak gerekebilir. Bunların dışında kancalarda esneme ya da kırılma mevcutsa kancalar sıkıştırılabilir ya da tamir edilebilir.

Parsiyel protez kancaları diş gibi beyaz renkte ya da diş eti gibi pembe renkte yapılabilir, fakat kırılma riskleri yüksek olduğundan her vaka da uygulanamayabilir ve dikkatli kullanım gerekir.

Parsiyel protezin kancasız alternatifi hassas bağlantılı (çıtçıtlı protezler) protezdir. Protezin dişlerden destek aldığı kısmı protezin içerisindedir ve görünmez.

Parsiyel protez var olan dişlere bir işlem yapılmadan, çeneden ölçü alınarak direkt olarak uygulanabilir.


Hassas bağlantılı protez (çıtçıtlı protezler)

Çok sayıda diş eksikliğinin olduğu ve sabit protezler ile tedavi yapılamadığı durumlarda uygulanan diş protezi tipidir. Dişlerde hazırlanan yuvalara oturan gizli tutucularından dolayı halk arasında ‘çıtçıtlı protezler’ olarak da bilinir.

Hassas bağlantılı (çıtçıtlı protezler) protez aşamaları parsiyel aşamalarıyla aynıdır. Hassas bağlantılı protezler de ölçü ve çeşitli provalar ile ortalama 5 seansta hazırlanır. 5 seans için ortalama 2 hafta yeterlidir.

Çıtçıtlı protezlerde dişlerde hazırlanan yuvalara oturan hassas parçalar mevcuttur. Takarken ve çıkarırken ilk yapıldığında çok sıkı iken zamanla daha rahat takıp çıkarılırlar. Dikkatli şekilde takıp çıkarılmalıdır.

Bu tip protezler parsiyel protezdeki gibi alt çenede dilin altından, üst çenede ise damaktan geçen metal kısımlara sahiptir. Protezde bu parçaların olması ilk başlarda alışmayı zorlaştırır. Fakat, belirli bir süre geçtikten sonra çoğu hasta kendi dişiymiş gibi bu protezleri rahatça kullanır.
Hassas bağlantılı protezlerin temizliği tam protezlerle aynıdır.

Hassas bağlantılı protezler hem yumuşak dokudan hem de mevcut dişlerden destek alınarak yapıldığı için tutuculuğunda problem yaşanmaz. Rahatça kesme, ısırma ve öğütme fonksiyonları yapılabilir.
Hassas bağlantılı protezlerin yuvalar içerisine oturan kısımları protezi yerinden çıkarmayı önlemektedir, bu nedenle yemek yerken hareket etmezler. Zamanla hassas bağlantıların kastiklerinde gevşeme görülebilir, bu durumda da lastikler kolayca değiştirilebilir.

Hassas bağlantılı protezlerin dişlerden destek aldığı kısımlar protezin içerisinde olduğu için kancalı protezlere göre çok daha estetik olurlar.

Tam diş protezlerin kullanımında dikkat edilmesi gerekenlere ilave olarak takıp çıkarırken hassas bağlantı parçalarına zarar vermemek gerekir. Takıp çıkarma işlemleri yavaş ve dikkatli şekilde yapılmalıdır. Protezin tam olarak oturduğundan emin olduktan sonra çene kapatılmalı, protez çeneyi kapatarak yerleştirilmeye çalışılmamalıdır, aksi halde hassas bağlantı kısımlarında hasar görülebilir.
Parsiyel protezlerde olduğu gibi hassas bağlantılı protezler de hemen hemen her hastaya uygulanabilir, şeker hastalarına da rahatlıkla uygulanabilir. Uygulama sonrasında ağızda oluşabilecek vuruk ve yaraların iyileşmesi uzun sürebilir, ayrıca ağız kuruluğu problemi de olabileceği için özel jeller ve yapay tükürük kullanımı gerekli olabilir.

Hassas bağlantılı protezde kemik dokusunun hacmi çok önemli değildir. Mevcut dişlerden de destek alınarak yapılan bir protez olduğu için mevcut dişlerin sayısı, sağlamlığı ve boyutları önemlidir.
Hassas bağlantılı protezlerde metal ve akrilik malzeme kullanılır. Metal alerjisi mevcutsa hangi metale karşı olduğu tespit edilip başka bir metal kullanılarak protez uygulaması yapılabilir. Fakat akriliğe karşı alerji varlığında hassas bağlantılı protez kullanımı mümkün değildir, bu durumda implant destekli protezler kullanılabilir

Hassas bağlantılı protezler iyi bakım ve hijyen sağlandığında uzun yıllar hizmet eder. Kullanıma bağlı olarak hassas bağlantıların lastikleri ve diğer parçalarında bollaşma ya da kırılma ile karşılaşılabilir. Destek alınan dişlerde kayıp olursa protezin tekrarlanması gerekir.
Hassas bağlantılı protezler dişlerde hazırlanan yuvalara oturmak zorunda olduğu için, mevcut dişler kaplanmak zorundadır.

Çok sayıda diş eksikliği olduğu durumda mevcut dişler kullanılarak sabit protez yapılamıyorsa ya hareketli protez (parsiyel protez ve hassas bağlantılı protez) yapılabilir ya da sabit diş protezi için çene kemiği içine dental implant yerleştirilebilir. Hareketli protezler takıp çıkarılırken dişlere travma uygularlar ve çene kemiğinde erimelere neden olabilirler. Bu nedenle çok sayıda diş eksikliğinde çene kemiği içine dental implantlar yerleştirilerek yapılacak sabit protez en sağlıklı tedavi seçeneğidir.


Horlama ve uyku apnesi (Tıkanma)
Horlama; halk arasında uyku sırasında bireyin çıkarttığı gürültülü ses olarak tanımlanır. Tıp literatüründeki tanımlamaya göre özellikle kilo problemi olan erişkinlerde, yumuşak damak ve küçük dil normalden daha fazla büyüyerek sarkar. Gerginliklerini kaybeden bu dokuların soluk yolunu daraltması sonucunda ciğerlere giden hava bu dokuları titreştirir ve ortaya horlama sesi çıkar.

Gerginliklerini kaybeden dokuların tamamen yığılarak nefes yolunu tıkamasına Uyku Apnesi (Tıkanma) denir.

Rahat nefes alamamaya bağlı olarak sabahları zor uyanma, baş ağrısı ve mide bulanması, gün içinde sürekli uyku hali, özelikle öğle-akşam yemeği sonrası uyuyakalma, konsantrasyon bozukluğu ve sürekli yorgun ve isteksiz bir ruh hali en tipik belirtilerdir.

Ayrıca hastalığın ileriki evrelerinde kandaki oksijen seviyesinin normalin oldukça altına düşmesi ile hipertansiyon ve kalp büyümesine neden olur.

Ciddi uyku apnesi olan kişilerde kalp krizi riski veya felç durumları olabilir.

Horlama ve uyku apnesi;
– Daha çok kilolu erişkinlerde
– Çok sık alkol ve sigara kullananlarda
– Yoğun stres altındaki kişilerde
– Sakinleştirici veya kas gevşetici kullananlarda
– Genetik olarak görülebilir.

Horlama tedavisi için günümüzde modern tıpta üç tedavi yöntemi bulunur:

Bunlar Kulak Burun Boğaz Uzmanlarının yaptığı yumuşak damağa ve dile yapılan cerrahi uygulamalar, CPAP maskesi ve horlama protezleridir.

Cerrahi uygulamalar her hastaya yapılamaz ayrıca uygulandıktan bir süre sonra nüks etme riski vardır.

CPAP maskesi ise geceleri kullanılır ve sürekli hava üfleyerek tıkanmayı engeller. Fakat cihazın
kullanımı zordur (sırt üstü yatma zorunluluğu, aletin ses çıkarması, burun kuruluğu yapması vb) ve pahalı bir uygulamadır.

Geceleri uykuda kullanılan ve dişler üzerine oturan horlama protezi ise alt çeneye ileri ve aşağı konum vererek sarkmış olan dokuları tekrar eski gerginliklerine kavuşturarak soluk yolunu açar ve horlama ve uyku apnesini engeller. Hastalık ne kadar erken evrede yakalanırsa tedavi süresi o kadar kısalır.

Horlama protezinin avantajları:
– Kullanımı kolay ve konforludur.
– Kullanılmaya başladığı andan itibaren horlama ve uyku apnesini azaltır (çoğu zaman ilk gece horlama ve uyku apnesini keser). Ana etkiler ise 3-4 hafta içinde gözlenir.
– Küçük bir protez kabına sığar ve her yere rahatlıkla taşınabilir.
– Hiçbir cerrahi müdahale gerektirmez.
– Diğer tedavi yöntemlerine göre ucuzdur.
– Birçok bilimsel çalışmada tedavi edici etkisi olduğundan bahsedilir.

Horlama ve uyku apnesi, yutak bölgesindeki küçük dil, yumuşak damak ve dilin sarkarak hava yolunu daraltması sonucu oluşur. Yutak bölgesindeki hava yolunun açılması gerekir. Bundan dolayı burna takılan aparatların hiçbiri bu işlemi yapamayacağı için ne uyku apnesini ne de horlamayı kesmez. Bu tür ürünlere itibar etmemek gerekir.

Günlük yaşam kalitenizin yükselmesi, sağlıklı ve rahat bir uyku uyumanızın yanında bazı hastalıklara yakalanma riskinizin azalması için horlama tedavisi son derece önemlidir.

Vücuda oksijen alımının azalmasıyla kalp hastalıklarına ve akciğer hastalıklarına yakalanma riski artmaktadır, apnenin ilerleyen safhalarında uyanamama ve uykuda ölüm riski görülür. Horlama bazen tek başına bir hastalık, bazen de uyku apnesinin bir belirtisidir.

Horlama protezleri sadece geceleri yatarken takılır, 6 saatlik kullanım yeterlidir, dişlere oturduğu için ağızda sabit kalır. Boğaza uzanan bir bölgesi yoktur, hastayı rahatsız etmez.

Hastalığın şiddeti ve hastanın durumuna göre tedavi süreci 4-12 ay arasındadır. Protez sadece tedavi süresince kullanılır. Protezin kullanımı gayet rahattır. Hastanın oksijen alımı artacağı için daha rahat ve sağlıklı bir uyku uyunur. Protez 1 günde hazırlanır, şehir dışından gelen hastalar için gün içinde verilmektedir.

Horlama protezi kişiye özel uygunlukta yapıldığı için diğer ağız protezleri ve dişsizlik durumunda kullanılabilir. Yapılacak muayeneye göre çene yapısı uygun olan herkes horlama protezini kullanabilir. Protezin etkisi ilk geceden itibaren 3-4 haftalarda artarak etkisi gösterir.

Horlama ve uyku apnesi birbirine bağlı hastalıktır. Uyku apnesinin başlangıç evresi horlamadır. Bundan dolayı hastalık ne kadar erken zamanda tedavi edilirse, tedavi süresi o kadar kısalmaktadır. Horlayan kişi gerek çevresine gerek ise de kendisine zarar verdiği için hayat kalitesini düşürür.

Horlama protezi yapılabilmesi için kişinin kemiksel büyümesini tamamlanması gerekir. Yani bayanlarda 17 yaşından sonra erkeklerde ise 18 yaşından sonra uygulanır.

 

 

” Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez.”